|
 Psikoterapist Ayla Ketre, insanların dinledikleri şarkılar aracılığıyla bazen dile getirmek istedikleri kırgınlığı, öfkeyi, özlemi, kimi zaman da karşılıksız aşkı, dile getirme fırsatı bulduklarını söyledi.
Ayzep Psikolojik Danışmanlık Merkezi Psikoterapisti Ayla Ketre, popüler şarkıların insan ruhundaki boşlukları doldurup, onlarla özdeşleştiklerini söyleyerek, bununla ilgili açıklamada bulundu. Günlük hayatta sık sık dinlenen popüler şarkıların insan ruhundaki boşlukları doldurup özdeşim nesneleri haline geldiklerini belirterek, konuşmasına başlayan Psikoterapist Ketre, “İnsanlar dinledikleri şarkılar aracılığıyla bazen dile getirmek istedikleri kırgınlığı, bazen öfkeyi, bazen özlemi, kimi zaman karşılıksız aşkı, yalnızlığı yani özetle tüm duygularını bir kılıf bulmuşçasına dile getirme fırsatı buluyor. Hatta bazı insanlar sanki şarkılar olmasa dilsiz kalmış gibi duyularını nasıl dile getireceklerini bilemez halde kördüğüme dönerler. Örneğin Tarkan’ın ‘Sen artık benden sonra sevemezsin yanmışsın. Yüreğimden çıkardım attığın kör kurşunu’ diyen birisi bu melodi ile kendisine ( dolayısı ile sevgiliye) şu mesajı vermektedir: ‘Benim sevgimden bir daha asla bulamayacak ve çok üzüleceksin, kimseyi bir daha benim kadar sevemeyeceksin, vay senin haline. Beni soracak olursan, hiç düşünme ey sevgili. Çünkü yüreğimdeki seni çıkarıp attım”. Bu şarkı sayesinde kişi kendisini rahatlatma yoluna gitmektedir” dedi.
“Şarkı sözleri ile kişi sevgisini anlatmaya çalışıyor”
Ama her zaman şarkılarda isyanların dile getirilmediğini, bazen de coşku dolu aşkın dile getirilebildiğine dikkat çeken Psikoterapist Ketre, “Kişiler birbirlerine duydukları aşkı dile getirmek için de şarkı sözlerini kullanabiliyorlar. Ferhat Göçer ile ‘Dünyaya bir daha gelsem sevgilim arar bulurum yine seni severim, cennete değişmem saçının teline ömrümün yettiği kadar seni severim’. Şarkı sözleri ile kişi hem sevgisinin değişmezliğini, hem kalıcılığını, hem de derinliğini anlatmaya çalışmaktadır. Toygar Işıklı’nın ‘Hayatının kitabı mutluluksa, sardunyaları mırıldanıyorsan, deniz görmeden yaşayamıyorsan, sen eşittir ben demektir’ şarkı sözleriyle kişiler birbirlerine ne kadar yakın, denk ve eş olduklarını anlatmaya çalışmakta böylece yalnızlık hislerini ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar” diye konuştu.
“İnsanlar şarkılarla yaşamaya başladı”
İnsanların duygularını düz bir biçimde karşılarındaki insanlara anlatmayı tercih etmediklerini, şarkıları bir araç olarak kullandıklarına dikkat çeken Psikoterapist Ketre, “Gerçi bu çok eskilerden beri gelen bir alışkanlıktır ancak bu davranış biçiminin son yıllarda daha da arttığını gözlemlemekteyiz. Belki eskiden insanlar sevdiklerinde mektuplarının son mısrasına bir dize olarak bir şarkının bir dörtlüğünü göndererek duygularının açmazını anlatıyorlardı ama şimdilerde neredeyse bir kurşun niteliğini taşırcasına karşıdakini vurmak, gücünün varlığını ispatlamak, aşkını gizlice karşıya hissettirmek için sosyal alanlara açık yerlerde şarkı sözleri kullanılmaya başlandı. Bundan daha da ötesi insanlar şarkılarla yaşamaya başladı. Ben filanca şarkıda da söylendiği gibi başlayan sözlere çokça tanık olmaya başladık son günlerde. Örneğin bir danışanımız ben Şebnem Ferah’ın da dediği gibi ‘Aşk kırıntılarıyla yaşayacağıma aç kalırım bu hayatta’ derken kendisini şarkıya o kadar kaptırıyor ki sanki şarkıyı derinden kendi hayatında yaşıyor gibi” şeklinde konuştu.
“İnsanın tek dostu şarkılar ve sözleri olmaya başlamaktadır”
İnsanların daha fazla sayıda kitap okumasıyla ve daha fazla düşünceyi organize edebilmesiyle birkaç şarkının etkisinde kalmaktan kurtulabileceğine işaret eden Psikoterapist Ketre, “Böylece dinledikleri bir şarkı onların hayatlarını derinden etki altına almak durumunda da kalmaz. Elbette müzik ruhun gıdası diyoruz ancak bahsettiğimiz o gıda fazla miktarda ve dengesizce bağımlıca alınırsa bu kez de gerçek hayattan kopup fantastik bir dünyada yaşayan insanlar topluluğu çıkıyor karşımıza. Yaşadığımız duyguların farkında olmak ve hissettiklerimizi açık bir dille paylaşmak en doğru yöntemdir aslında. Belki şarkılar bunun bir aracı olabilir ama sadece şarkıları ve onun sözlerini kullanarak gidilen bu yol insanları daha da yalnızlaştırma ve soyut bir dünyaya itme tehditi altına sokmaktadır. Sanki insanın tek dostu şarkılar ve sözleri olmaya başlamaktadır. Onu en iyi anlayan ve derdini de en iyi anlatacak olan şarkılar ve sözleri olmaktadır. Oysa duygusal varlıklar olan insanlar isterlerse bu yetilerini kullanıp rahatlıkla kendilerini ifade etme becerilerini kullanabilirler” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Canan AKKUŞ / Bugün Mersin Gazetesi
|